Alanya ve Gazipaşa açıklarında son dönemde büyüklüğü 2 ile 4 arasında değişen depremler kaydedildi. Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Jeofizik Mühendisi İhsan Erman Kaptanoğlu, bu sarsıntıların bölgenin tektonik yapısı düşünüldüğünde olağan olduğunu belirtti.

”Küçük depremler tek başına işaret sayılamaz”

Kaptanoğlu’na göre küçük depremler tek başına daha büyük bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamaz. Uzman, deprem “tehlikesi” ile deprem “riski”nin farklı kavramlar olduğunu, fay hattına yakınlığın tek başına bina güvenliğini belirlemediğini vurguladı.

Alanya için resmi durum

2019 başından itibaren eski “deprem bölgesi” dereceleri (1., 2., 3. derece) kaldırıldı; yerine konuma bağlı en büyük yer ivmesi değerleri esas alınıyor. Alanya için bu değerler 0,190g ile 0,230g arasında, yani düşük-orta tehlike seviyesinde. Değerlendirmede Antalya’nın kıyı kesimleri ile Alanya ve Manavgat öne çıkan noktalar arasında. Bölgedeki fay sistemleri arasında denizde yer alan Helen-Kıbrıs Yayı ve Isparta Büzülmesi çevresindeki faylar sayılıyor.

Öncelik hazırlık

Kaptanoğlu, bölgede 7 ve üzeri büyüklükte deprem potansiyeli taşıyan bir sismik boşluk bulunduğunu, ancak mevcut bilimsel yöntemlerle bu depremin zamanının öngörülemeyeceğini söyledi. Uzmana göre önceliğin tahmin değil hazırlık olması gerekiyor: deniz altı fayların haritalanması ve bina güvenliği standartlarının yükseltilmesi.