Antalya Körfezi’nde gerçekleştirilen su altı gözlemlerinde, Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen istilacı balık türlerinin sayısında belirgin yükseliş belirlendi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, özellikle Konyaaltı Sahili’ndeki kayalık alanlarda bu türlerin önceki dönemlere kıyasla daha kalabalık sürüler halinde görüldüğünü açıkladı.
Gökoğlu ve ekibi, Antalya Körfezi’nde düzenli dalışlar yaparak deniz ekosistemindeki değişimleri takip ediyor. Son dalışlardan birinin yapıldığı Konyaaltı Sahili’nde, Kızıldeniz kökenli bazı balıkların yoğunluğunun arttığı gözlendi.
Daha önce çoğunlukla mağara, kovuk ve kuytu bölgelerde rastlanan balıkların artık kayalık alanlarda geniş gruplar oluşturduğunu aktaran Gökoğlu, “Bu türlerin en büyük özelliği hep birlikte hareket etmeleri. Dip balıkları bunlar yani orta su balıkları değil. Dolayısıyla bunların Konyaaltı kayalıklarında çok yoğun olduğunu görüyoruz” dedi.
Yerli türlerle aynı alanları kullanıyorlar
Gökoğlu’nun verdiği bilgiye göre Kızıldeniz kökenli balıklar, Akdeniz’deki yerli türlerle aynı yaşam alanlarını kullanmaya başladı. Bu durumun beslenme alanlarının paylaşılmasına ve bazı yerli türlerin yaşam alanlarını değiştirmek zorunda kalmasına yol açabileceğini belirten Gökoğlu, bölgede halk arasında mağara balığı, gölge balığı ve üçgen balığı olarak adlandırılan çeşitlerin de görüldüğünü ifade etti.
Bazı türlerin daha önce küçük gruplar halinde gözlemlendiğini anlatan Gökoğlu, popülasyonun arttığını belirterek, “Büyük sürüler halinde hareket ediyorlar ve koloni şeklinde artık bir aile, sülale gibi davranıyorlar” ifadesini kullandı.
İklim krizi ve deniz suyu sıcaklıklarındaki değişim gibi etkenlerin Akdeniz’deki tür dağılımında değişikliklere neden olduğu belirtilirken, Kızıldeniz’den gelen balıkların Türkiye kıyılarındaki varlığının daha görünür hale geldiği bildirildi.
Tehlike anında kayalıklara yöneliyorlar
Su altındaki gözlemlerde balıkların çeşitli şekillerde iletişim kurduğunu belirten Gökoğlu, dalış sırasında çıkardıkları seslerin duyulabildiğini söyledi. Balıkların tehlike algıladıklarında kendilerine özgü sesler çıkararak kayalıkların altına yöneldiğini, bunun sürü içindeki iletişim biçimlerinden biri olduğunu aktardı.
Gökoğlu, bölgede yayılan balıkların tamamının yenmeyen türler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de kaydetti. Küçük boyutlara ulaşan bazı türlerin yeterli miktarda avlanması durumunda gıda olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Gökoğlu, bunların balon balığı gibi tüketilmemesi gereken türlerle karıştırılmaması gerektiğini ifade etti.
Akdeniz’deki tür değişiminin izlenmesi amacıyla Antalya Körfezi’nin kıyısal kesimlerindeki dalışların sürdüğü bildirildi.





