Türkiye, Polonya Turizm Odası’nın 1 Eylül 2026’da yayımladığı araştırmada, Polonyalıların organize yurt dışı tatil tercihleri arasında yüzde 28,3 payla birinciliğini korudu. Antalya’da pazara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, araştırmadaki Türk Rivierası’nın da yüzde 21,6 ile bölgesel destinasyonlar arasında en yüksek paya sahip olduğunu belirtti.

Kavaloğlu, bu verilerin Polonyalıların bütün yurt dışı yolculuklarını değil, araştırmaya dahil edilen organize tatil satışlarını kapsadığını vurguladı. Türkiye’nin konaklama kapasitesi ve sunduğu tatil ürünleriyle pazardaki güçlü yerini sürdürdüğünü, Polonya’nın artan uluslararası seyahat hareketliliği ve gelişen hava yolu bağlantıları sayesinde Antalya için önemli kaynak pazarlardan biri olduğunu ifade etti.

Antalya’da 15 yılda yaklaşık yüzde 462 artış

Kavaloğlu’nun aktardığı araştırmada Türkiye’yi yüzde 18 ile Yunanistan, yüzde 13,6 ile Mısır, yüzde 9,6 ile İspanya ve yüzde 7,5 ile Bulgaristan izledi. Türkiye, Yunanistan ve Mısır’ın toplam payı yaklaşık yüzde 60’a ulaştı.

Türk Rivierası’nın yüzde 21,6’lık payının, Türkiye’ye yönelik organize tatil talebinde Akdeniz kıyılarının ağırlığını gösterdiğini belirten Kavaloğlu, Antalya’nın Polonya pazarındaki büyümenin merkezinde bulunduğunu söyledi. Antalya’ya gelen Polonyalıların sayısı 2010-2025 arasında yaklaşık yüzde 462 yükselirken, Türkiye genelindeki artış aynı dönemde yaklaşık yüzde 347 oldu.

Seyahat harcamaları 45,2 milyar zlotiye ulaştı

Kavaloğlu, Polonya’nın resmi istatistik kurumunun verilerini aktararak ülkede yaşayanların 2024’te turizm amacıyla 16,4 milyon yurt dışı seyahati yaptığını belirtti. Konaklama içeren yurt dışı yolculuklarda 15 yaş ve üzeri Polonyalıların harcamaları, bir önceki yıla kıyasla yüzde 12,6 artarak 45,2 milyar zlotiye çıktı.

Polonya’nın yalnızca mevcut paket tatil müşterileri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Kavaloğlu, yurt dışına seyahat eden kitlenin genişlediğine dikkat çekti. Bu gelişmenin farklı ziyaretçi gruplarına hitap eden ürünler hazırlanmasını önemli hale getirdiğini kaydetti.

Polonya merkezli araştırma enstitüsü CBOS’un 2026’da yayımladığı çalışmaya da değinen Kavaloğlu, yetişkinlerin yüzde 64’ünün en az bir kez tatile çıktığını, yüzde 44’ünün ise en az bir kez yurt dışına gittiğini aktardı. Ocak 2026’da 938 yetişkinin katılımıyla yapılan araştırmada yurt dışına seyahat edenlerin oranı, önceki yıla göre 4 puan arttı. Kavaloğlu, bu oranın araştırmanın başladığı 1993’ten bu yana görülen en yüksek düzey olduğunu ve pazarın uzun vadeli potansiyeli açısından önem taşıdığını belirtti.

Araştırma kapsamı değişti

Türkiye’nin 2025 araştırmasında yüzde 32,5 pay aldığını hatırlatan Kavaloğlu, 2026 çalışmasında dinamik paketleme verilerine daha geniş yer verildiğini söyledi. Kapsam değişikliği nedeniyle iki yılın paylarını doğrudan karşılaştırmanın doğru olmayacağını belirtti.

Kavaloğlu, değerlendirme yapılırken verilerin hangi satış ve seyahat türlerini içerdiğine bakılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin 2026 araştırmasında liderliğini sürdürdüğünü, Antalya’nın da bölgesel açıdan güçlü konumda olduğunu ifade etti.

2027 için ürün ve sezon çeşitliliği vurgusu

Polonya’nın yaklaşık 36,5 milyonluk nüfusuyla Avrupa’nın başlıca turizm kaynak pazarları arasında bulunduğunu belirten Kavaloğlu, büyük şehirlerde yaşayan tüketicilerin uluslararası hava yolu bağlantılarına ve organize seyahat ürünlerine erişebildiğini söyledi. Varşova, Krakov, Katowice, Wroctaw, Poznan ve Gdansk’ı, yurt dışı seyahat pazarını geliştirmek için incelenmesi gereken merkezler olarak sıraladı.

Kavaloğlu, nüfusun yaşlanması ve hane yapısının değişmesinin, farklı yaş ve gelir gruplarına uygun ürünler geliştirmeyi gerektiren uzun vadeli unsurlar olduğunu belirtti.

Antalya’nın önümüzdeki dönem hedeflerinin ziyaretçi artışıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Kavaloğlu, ürün çeşitliliğinin artırılmasını ve talebin sezonun daha geniş bir bölümüne yayılmasını önerdi. Paket tur ve her şey dahil alanındaki gücün korunmasıyla birlikte Polonyalı ziyaretçilere yeni seyahat nedenleri sunulması gerektiğini kaydetti.

Kavaloğlu’na göre Polonya, 2027 sezonunda büyüyen bir kaynak pazar olmanın yanı sıra ürün, sezon ve ziyaretçi profili açısından daha stratejik yönetilmesi gereken ana pazarlardan biri olarak öne çıkıyor.